Geçmiş Olay
17 Ağustos 1999 Depremi'nden Beri Kaç Gün Geçti?
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
Toplam Geçen Süre
0 Gün
Paylaş
Olay Bilgileri
Olay Tarihi:
17 Ağustos 1999
Geçen Süre:
9.688 Gün
Geçen Yıl:
26 Yıl
Detaylı Bilgi
17 Ağustos 1999 Depremi Hakkında
Türkiye tarihinin en acı ve en yıkıcı doğal afetlerinden biri olarak kayıtlara geçen, halk arasında "Marmara Depremi" veya "Gölcük Depremi" olarak bilinen bu olay, sadece bir sismik hareket değil, aynı zamanda toplumsal bir milattır. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın batı bölümünde meydana gelen bu kırılma, Türkiye'nin sanayi ve nüfus açısından en yoğun bölgesini vurmuş, etkisi Ankara'dan İzmir'e kadar geniş bir coğrafyada hissedilmiştir. "Asrın Felaketi" olarak nitelendirilen bu olay, jeolojik bir gerçekliğin ötesinde, yapı stoğunun durumu, afet yönetimi ve sivil toplum bilinci konularında Türkiye için bir dönüm noktası olmuştur.
Olayın gerçekleştiği tarih: 17.08.1999
Bu büyük felaketin üzerinden ne kadar zaman geçtiğini, yaraların ne ölçüde sarıldığını ve toplumsal hafızamızdaki yerini tazelemek adına sitemizdeki sayaç üzerinden 17 Ağustos 1999 Depremi kaç gün geçti sorusunun cevabını saniye saniye takip edebilirsiniz. Zaman hızla akıp gitse de, bu tarihin bıraktığı izler ve alınan dersler tazeliğini korumaktadır.
Olayın Detayları
17 Ağustos 1999 gecesi, saatler 03:02'yi gösterdiğinde, insanlar uykularındayken 45 saniye süren korkunç bir sarsıntı meydana geldi. Merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan depremin büyüklüğü, Richter ölçeğine göre 7.4 (Mw) olarak ölçüldü. Yerin yaklaşık 17 kilometre derinliğinde gerçekleşen bu sığ odaklı deprem, yüzeyde çok şiddetli bir yıkıma yol açtı. Deprem, Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın yaklaşık 120 kilometrelik bir bölümünün kırılmasıyla ortaya çıkan muazzam bir enerji boşalımıydı. Bu enerji, Hiroşima'ya atılan atom bombasının yüzlerce katına eşdeğer bir güçteydi.
Depremin gece yarısı gerçekleşmesi, can kaybının artmasındaki en büyük etkenlerden biri oldu. Elektriklerin kesilmesi, iletişimin kopması ve yolların hasar görmesi, ilk saatlerde müdahaleyi oldukça zorlaştırdı. Özellikle Kocaeli, Sakarya (Adapazarı), Yalova, İstanbul ve Bolu illerinde binlerce bina yerle bir oldu. Resmi raporlara göre 17.480 vatandaşımız hayatını kaybetti, 23.781 kişi yaralandı ve 505 kişi sakat kaldı. Ancak resmi olmayan kaynaklar ve bölge halkının tanıklıkları, kayıpların bu rakamların çok daha üzerinde olduğuna işaret etmektedir.
- Merkez Üssü: Kocaeli - Gölcük
- Büyüklük: 7.4 Mw
- Süre: 45 Saniye
- Etkilenen Ana İller: Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul, Bolu, Düzce, Eskişehir, Bursa.
- Yıkılan/Ağır Hasarlı Bina Sayısı: Yaklaşık 112.000 konut ve iş yeri.
Tarihsel Önemi ve Etkileri
17 Ağustos 1999 Depremi önemi, sadece yarattığı fiziksel yıkımla değil, Türkiye'nin sosyolojik, ekonomik ve idari yapısında yarattığı değişimlerle de ölçülür. Bu deprem, Türkiye'nin bir "deprem ülkesi" olduğu gerçeğini en acı şekilde yüzümüze vurmuştur. O tarihe kadar yeterince denetlenmeyen inşaat sektörü, kullanılan deniz kumu, eksik demir ve yanlış zemin etütleri gibi ihmaller zinciri, binlerce insanın beton yığınları altında kalmasına neden olmuştur. Bu durum, "deprem değil, bina öldürür" sözünün ne kadar doğru olduğunu kanıtlayan tarihsel bir vesika niteliğindedir.
Ekonomik açıdan bakıldığında, Türkiye'nin sanayi kalbinin durma noktasına gelmesi, milyarlarca dolarlık bir kayba yol açmıştır. TÜPRAŞ rafinerisinde çıkan yangın günlerce sürmüş, bölgedeki fabrikalar uzun süre üretim yapamamıştır. Bu durum, 2001 ekonomik krizine giden yolda önemli bir etken olmuştur. Uluslararası arenada ise bu felaket, ilginç bir şekilde diplomatik buzların erimesine vesile olmuştur. Özellikle Yunanistan'ın Türkiye'ye gönderdiği yardımlar ve sonrasında Atina'da yaşanan depreme Türkiye'nin karşılık vermesi, literatüre "Deprem Diplomasisi" kavramını sokmuş ve iki ülke arasındaki ilişkilerde yumuşama dönemini başlatmıştır.
17 Ağustos 1999 Depremi etkileri, sivil toplum örgütlenmesinde de bir patlama yaratmıştır. Devletin ilk saatlerdeki hantallığı karşısında AKUT gibi gönüllü arama-kurtarma ekiplerinin başarısı, Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarına (STK) olan güveni ve katılımı artırmıştır. Halk, afet anında örgütlenmenin hayati önemini kavramıştır.
Bu Tarihin Diğer Önemli Olayları
17 Ağustos tarihi, dünya tarihinde sadece Marmara Depremi ile değil, farklı önemli olaylarla da anılmaktadır. İşte tarihte bugün gerçekleşen diğer önemli gelişmelerden bazıları:
- 1945: Endonezya, Hollanda'dan bağımsızlığını ilan etti. (Endonezya Bağımsızlık Günü)
- 1969: ABD'de Kategori 5 şiddetindeki Camille Kasırgası Mississippi kıyılarını vurdu ve büyük yıkıma yol açtı.
- 1977: Sovyet nükleer buz kıran gemisi "Arktika", Kuzey Kutbu'na ulaşan ilk su üstü gemisi oldu.
- 1988: Pakistan Devlet Başkanı Ziya ül Hak, bindiği uçağın havada patlaması sonucu hayatını kaybetti.
İlginç Bilgiler
Marmara Depremi hakkında az bilinen bazı detaylar ve istatistikler, olayın boyutunu daha net anlamamızı sağlamaktadır:
- Işık Topları: Deprem anında ve hemen öncesinde, denizin içinden veya gökyüzünde beliren ışık kümeleri (deprem ışıkları) görüldüğü, birçok görgü tanığı tarafından rapor edilmiştir. Bu durum, kayaların kırılması sırasında ortaya çıkan piezoelektrik etki ile açıklanmaktadır.
- Uğultu Sesi: Depremi yaşayanların ortak hafızasında yer eden en belirgin detaylardan biri, yerin altından gelen ve "kamyon gürültüsüne" veya "derinden gelen bir patlamaya" benzetilen korkutucu uğultudur.
- Avcılar Etkisi: Deprem merkez üssüne yaklaşık 100 km uzaklıkta olmasına rağmen, İstanbul'un Avcılar ilçesinde zemin yapısı nedeniyle yıkım çok büyük olmuş, sismik dalgalar bu bölgede odaklanarak şiddetini artırmıştır.
- Tsunami: Marmara Denizi gibi bir iç denizde gerçekleşmesine rağmen, deprem sonrasında İzmit Körfezi'nde 2.5 metreye varan tsunami dalgaları oluşmuş ve kıyı şeridini su basmıştır.
Bu olaydan sonra neler değişti?
17 Ağustos 1999 Depremi nedir ve sonrasında neleri değiştirmiştir sorusu, günümüz Türkiye'sini anlamak için kritiktir. Depremden sonra yapı denetim yasaları tamamen değişmiştir. 2000 yılında Zorunlu Deprem Sigortası (DASK) uygulaması hayata geçirilmiş, 2001 yılında Yapı Denetimi Hakkında Kanun yürürlüğe girmiştir. 2007 ve 2018 yıllarında güncellenen Türkiye Bina Deprem Yönetmelikleri ile inşaat standartları katılaştırılmıştır.
Ayrıca, "Kentsel Dönüşüm" kavramı hayatımıza girmiş, riskli yapıların yenilenmesi süreci devlet politikası haline gelmiştir. Afet yönetimi konusunda ise çok başlılığı ortadan kaldırmak amacıyla 2009 yılında AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) kurulmuştur. Tüm bu yasal ve yapısal değişikliklere rağmen, 17 Ağustos 1999 Depremi tarihi, olası büyük İstanbul depremi öncesinde hazırlıkların ne aşamada olduğunu sorgulamamız için her yıl bize acı bir hatırlatma yapmaya devam etmektedir.
