Geçmiş Olay
Doların 1 TL Olduğu Son Günden Beri Kaç Gün Geçti?
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
Toplam Geçen Süre
0 Gün
Paylaş
Olay Bilgileri
Olay Tarihi:
22 Şubat 2001
Geçen Süre:
9.133 Gün
Geçen Yıl:
25 Yıl
Detaylı Bilgi
Doların 1 TL (1 Milyon Eski TL) Eşiğini Kalıcı Olarak Aşması Hakkında
Türkiye ekonomi tarihinin en sarsıcı kırılma noktalarından biri olan 2001 krizi, hafızalara Türk Lirasının değerinin bir gecede eridiği anlar olarak kazınmıştır. Bu süreçte en kritik psikolojik eşik, Doların 1 TL (o dönemki para birimiyle 1 Milyon Türk Lirası) sınırını kalıcı olarak aşmasıdır. Doların 1 TL (1 Milyon Eski TL) Eşiğini Kalıcı Olarak Aşması, sadece bir döviz kuru hareketi değil, aynı zamanda Türkiye'nin sabit kur rejiminden dalgalı kur rejimine mecburi geçişinin ve sosyo-ekonomik yapının kökten değişiminin simgesidir.
Olayın gerçekleştiği tarih olan 22.02.2001, Türk halkının alım gücünün dramatik bir şekilde düştüğü, esnafın yazar kasa fırlattığı ve bankacılık sisteminin tıkandığı "Kara Çarşamba" sonrası piyasaların yangın yerine döndüğü gündür. O tarihte Merkez Bankası'nın kurları serbest bırakma kararıyla birlikte dolar, tutulamaz bir yükselişe geçmiş ve 680 bin lira seviyelerinden hızla 1 milyon lira sınırını aşmıştır. Sitemiz üzerinden, Türkiye ekonomisinin miladı sayılan Doların 1 TL (1 Milyon Eski TL) Eşiğini Kalıcı Olarak Aşması kaç gün geçti sorusunun cevabını saniyeler içinde hesaplayabilir, bu tarihi olayın üzerinden geçen zamanı net bir şekilde görebilirsiniz.
Olayın Detayları
Bu ekonomik depremin fitili, aslında döviz ekranlarından önce Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında ateşlenmiştir. 19 Şubat 2001 tarihinde gerçekleşen MGK toplantısında, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Başbakan Bülent Ecevit arasında yaşanan siyasi gerilim, ekonomik temelleri zaten zayıf olan piyasaları altüst etmiştir. Doların 1 TL (1 Milyon Eski TL) Eşiğini Kalıcı Olarak Aşması nedir sorusuna verilecek en net cevap; siyasi bir krizin, biriken ekonomik sorunlarla birleşerek ulusal para birimini çökertmesidir.
Cumhurbaşkanı Sezer'in anayasa kitapçığını fırlatması ve Başbakan Ecevit'in toplantıyı terk ederek "devlet krizini" ilan etmesiyle başlayan panik, yabancı sermayenin ülkeden hızla kaçmasına neden olmuştur. 21 Şubat'ı 22 Şubat'a bağlayan gece, Merkez Bankası döviz rezervlerinin erimesini engellemek adına "dalgalı kur" rejimine geçildiğini duyurmuştur. Bu kararın hemen ertesinde, 22 Şubat sabahı piyasalar açıldığında doların önündeki setler kalkmış ve kur tarihi bir sıçrama yapmıştır.
- Ana Aktörler: Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan krizin merkezindeki siyasi figürlerdir.
- Piyasa Tepkisi: Merkez Bankası'nın faizleri savunma amacıyla gecelik yüzde 7500'lere kadar çıkarmasına rağmen döviz talebi durdurulamamıştır.
- Kur Hareketi: Kriz öncesinde yaklaşık 685.000 TL olan 1 Dolar, 22 Şubat itibarıyla serbest dalgalanmaya bırakılarak hızla 1.000.000 TL (1 Milyon Eski TL) sınırını aşmış ve bir daha asla bu seviyenin altına inmemiştir.
- Halkın Durumu: Bankalardan mevduat çekmek isteyen vatandaşlar uzun kuyruklar oluşturmuş, döviz bürolarının önünde kaos yaşanmıştır.
Tarihsel Önemi ve Etkileri
Doların 1 TL (1 Milyon Eski TL) Eşiğini Kalıcı Olarak Aşması önemi, Türkiye'nin ekonomi yönetiminde bir devrin kapanıp yeni bir devrin açılmasıyla doğrudan ilişkilidir. Bu olay, Türkiye'de "sabit kur" döneminin sonunu getirmiş ve günümüzde de uygulanan "dalgalı kur" rejiminin başlangıcı olmuştur. 22 Şubat 2001 tarihi, Türk bankacılık sektörünün yeniden yapılandırılması zorunluluğunu acı bir reçete ile ortaya koymuştur.
Olayın uzun vadeli etkileri sadece ekonomiyle sınırlı kalmamış, Türk siyasetini de derinden sarsmıştır. Yaşanan büyük devalüasyon ve ardından gelen hiperenflasyon, dönemin koalisyon hükümetinin sonunu hazırlamış ve 2002 seçimlerinde meclis aritmetiğinin tamamen değişmesine zemin hazırlamıştır. Ayrıca, bu kriz sonrasında Kemal Derviş'in ekonomiden sorumlu devlet bakanı olarak Türkiye'ye davet edilmesi ve "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı"nın uygulanmaya başlanması, Doların 1 TL (1 Milyon Eski TL) Eşiğini Kalıcı Olarak Aşması etkileri arasında en belirgin olan yapısal reform sürecini başlatmıştır.
Bu Tarihin Diğer Önemli Olayları
22 Şubat tarihi, hem 2001 yılı özelinde hem de dünya tarihinde farklı olaylara da sahne olmuştur. Ancak Türkiye için 2001 yılının Şubat ayı tamamen ekonomik krizin gölgesinde geçmiştir.
- 21 Şubat 2001: Türkiye'de gecelik faizlerin %7500'e fırladığı ve sabit kur rejiminin fiilen çöktüğü gün.
- 22 Şubat 1997: İskoçyalı bilim insanları, genetik kopyalama yöntemiyle üretilen ilk memeli olan koyun Dolly'nin doğumunu dünyaya duyurdu (Dolly aslında daha önce doğmuştu ancak duyurusu bu tarihlerde gündem oldu).
- Şubat 2001 (Genel): IMF ile Türkiye arasındaki görüşmelerin kilitlendiği ve acil kredi arayışlarının başladığı kritik dönem.
İlginç Bilgiler
2001 krizinin ve doların yükselişinin ardında, bugün şaşkınlıkla okunan istatistikler ve detaylar yatmaktadır. Bu detaylar, krizin boyutunu anlamak için önemlidir.
- Milyonerlik Kavramı: Doların 1 Milyon TL'yi aşmasıyla birlikte, teknik olarak cebinde 1 Doları olan herkes "Milyoner" (Eski TL ile) sayılmaya başlandı. Bu durum, paradan altı sıfır atılana kadar (2005) devam eden "bol sıfırlı" bir dönemi pekiştirdi.
- Gecelik Faiz Rekoru: Doların 1 TL (1 Milyon Eski TL) Eşiğini Kalıcı Olarak Aşması tarihi civarında, bankalar arası piyasada gecelik faizlerin %7500'e çıktığı görülmüştür. Bu, dünya ekonomi tarihinde nadir görülen bir orandır.
- İşsizlik Patlaması: Olayın takip eden aylarında binlerce iş yeri kapanmış, yüz binlerce kişi işsiz kalmış ve "beyaz yakalı işsizliği" kavramı Türkiye'de yoğun olarak konuşulmaya başlanmıştır.
- Yazar Kasa Eylemi: Esnaf Ahmet Çakmak'ın Başbakanlık binası önünde yazar kasa fırlatması, bu kur artışının sokağa yansıyan en ikonik sembolü olmuştur.
Bu olaydan sonra neler değişti?
Doların 1 TL (1 Milyon Eski TL) eşiğini aşmasının ardından Türkiye'de hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Öncelikle Türk Lirası'ndan altı sıfır atılması (YTL'ye geçiş) projesinin temelleri, oluşan bu yüksek rakamlı enflasyonist ortamın yarattığı psikolojik ve teknik zorluklar nedeniyle zorunlu hale geldi. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) daha aktif bir rol üstlendi ve batan bankalar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi. Türkiye, bütçe disiplini ve mali kurallar konusunda çok daha katı politikalar izlemeye başladı. O gün yaşanan büyük çöküş, sonraki yıllarda uygulanan sıkı para politikalarının ana gerekçesini oluşturdu.
