Geçmiş Olay
Titanik Battığından Beri Kaç Gün Geçti?
00
Gün
00
Saat
00
Dakika
Toplam Geçen Süre
0 Gün
Paylaş
Olay Bilgileri
Olay Tarihi:
15 Nisan 1912
Geçen Süre:
41.588 Gün
Geçen Yıl:
113 Yıl
Detaylı Bilgi
RMS Titanik'in Batışı Hakkında
20. yüzyılın en büyük denizcilik facialarından biri olarak tarihe geçen RMS Titanik'in batışı, sadece bir gemi kazası değil, aynı zamanda insanlığın teknolojiye olan aşırı güveninin de sarsıldığı bir dönüm noktasıdır. "Tanrı bile bu gemiyi batıramaz" denilerek denize indirilen, dönemin en büyük ve en lüks yolcu gemisi olan Titanik, ilk seferinde Kuzey Atlantik'in soğuk sularına gömülmüştür. Bu olay, denizcilik tarihini kökünden değiştirmiş, güvenlik kurallarının yeniden yazılmasına neden olmuş ve popüler kültürde silinmez bir iz bırakmıştır. İngiltere'nin Southampton limanından New York'a doğru yola çıkan bu devasa yapı, mühendislik harikası olarak görülüyordu ancak doğanın gücü karşısında çaresiz kaldı.
Olayın gerçekleştiği tarih: 15.04.1912
Tarih kitaplarında derin bir hüzünle yer alan RMS Titanik'in Batışı tarihi üzerinden geçen zaman, olayın etkisini azaltmamış, aksine her geçen yıl daha fazla merak uyandırmıştır. Bugün bile araştırmacılar, tarihçiler ve deniz tutkunları bu trajedinin detaylarını incelemeye devam etmektedir. Sayfamızda yer alan hesaplama aracı sayesinde, bu büyük trajedinin yaşandığı o karanlık geceden bugüne kadar RMS Titanik'in Batışı kaç gün geçti sorusunun cevabını tam ve kesin olarak öğrenebilirsiniz.
Olayın Detayları
RMS Titanik, White Star Line şirketi tarafından inşa edilen Olympic sınıfı üç gemiden ikincisiydi. 10 Nisan 1912'de Southampton'dan ayrılarak Cherbourg (Fransa) ve Queenstown (İrlanda) limanlarına uğradıktan sonra New York'a doğru açık denize yöneldi. Gemide dünyanın en zengin iş insanlarından, yeni bir hayat kurmak için Amerika'ya göç eden yoksul ailelere kadar çok çeşitli bir yolcu profili bulunuyordu. Yolculuğun ilk günleri oldukça sakin ve keyifli geçmişti. Ancak 14 Nisan gecesi, hava sıcaklığının donma noktasına yaklaştığı ve denizin çarşaf gibi dümdüz olduğu bir sırada, gözcülerden gelen "Tam önümüzde buzdağı!" uyarısı kaderi değiştirdi.
Gemi, 14 Nisan 1912 saat 23:40 sularında bir buzdağına sancak tarafından çarptı. Çarpışma şiddetli bir sarsıntıdan ziyade, metalin yırtılması şeklinde gerçekleşti ve geminin su geçirmez olduğu iddia edilen bölmelerinden altısı su almaya başladı. Gemi mühendisi Thomas Andrews, hasarı incelediğinde acı gerçeği Kaptan Smith'e iletti: Titanik matematiksel olarak batacaktı. Okyanusun ortasında, yeterli filika bulunmayan bir gemide binlerce insan mahsur kalmıştı. 15 Nisan 1912 saat 02:20'de, gemi ikiye ayrılarak tamamen battı. Yaklaşık 1500 kişi hayatını kaybetti, sadece 700 civarında insan RMS Carpathia gemisi tarafından kurtarılabildi.
- Kaptan Edward Smith: Geminin kaptanıydı ve emekliliğinden önceki son seferiydi. Gemisiyle birlikte batarak hayatını kaybetti.
- Thomas Andrews: Geminin baş mimarıydı. Batış sırasında yolculara can yeleği dağıtırken ve onları filikalara yönlendirirken görüldü, o da kurtulamadı.
- Molly Brown: "Batmaz Molly" olarak bilinen, filikadaki liderliği ve cesaretiyle tanınan ünlü hayatta kalan yolcu.
- Orkestra Üyeleri: Wallace Hartley liderliğindeki orkestra, yolcuları sakinleştirmek için gemi batana kadar güvertede müzik yapmaya devam etti.
- J. Bruce Ismay: White Star Line'ın yöneticisi. Bir filikaya binerek kurtulduğu için daha sonra toplum tarafından korkaklıkla suçlandı ve dışlandı.
Tarihsel Önemi ve Etkileri
RMS Titanik'in batışı, RMS Titanik'in Batışı nedir sorusunun ötesinde, 20. yüzyılın sosyal ve teknik yapısını etkileyen devasa bir olaydır. Bu felaket, Edward döneminin sonunu ve masumiyetin kaybını simgeler. Zengin ve fakir arasındaki uçurumun, ölüm karşısında nasıl bir trajediye dönüştüğü (birinci sınıf yolcuların kurtulma oranının üçüncü sınıfa göre çok daha yüksek olması) sert bir şekilde yüzlere çarpılmıştır. Olay, o dönemde telgraf teknolojisinin önemini ve eksikliklerini de ortaya çıkarmıştır.
Türkiye ve dünya tarihi açısından bakıldığında, bu olay denizcilikteki "büyüklük" yarışının güvenlikten ödün verilerek yapılamayacağını kanıtlamıştır. Titanik faciası, uluslararası deniz hukukunun temellerinin atılmasına öncülük etmiştir. Olayın yankıları sadece denizcilikle sınırlı kalmamış, edebiyattan sinemaya kadar sanatın her dalında işlenmiş, James Cameron'ın 1997 yapımı filmiyle olay küresel bir fenomene dönüşmüştür. Bugün bile enkazı, okyanusun 3.800 metre derinliğinde, zamanın dondurduğu bir anıt olarak yatmaktadır.
Bu Tarihin Diğer Önemli Olayları
- 15 Nisan 1452: Rönesans'ın en büyük dâhilerinden Leonardo da Vinci'nin doğumu. Sanat ve bilim dünyası için bir dönüm noktasıdır.
- 15 Nisan 1865: ABD Başkanı Abraham Lincoln, bir önceki gece uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti.
- 15 Nisan 1923: İnsülin, diyabet hastalarının kullanımı için genel kullanıma sunuldu, bu tıp tarihinde devrim niteliğinde bir gelişmeydi.
İlginç Bilgiler
- Titanik'in batışından kurtulan Japon yolcu Masabumi Hosono, diğer insanların ölmesine rağmen hayatta kaldığı için ülkesinde "korkak" ilan edilmiş ve işini kaybetmiştir.
- Geminin baş fırıncısı Charles Joughin, gemi batarken aşırı miktarda alkol aldığı için vücut ısısını korumuş ve dondurucu suda saatlerce hayatta kalarak kurtulmayı başarmıştır.
- Titanik'in yapımı yaklaşık 7.5 milyon dolara mal olmuştu (1912 parasıyla). Ancak 1997 yapımı "Titanic" filminin bütçesi 200 milyon dolardı; yani filmi çekmek, gemiyi yapmaktan daha pahalıya patlamıştır.
- Gemideki filikalar tam kapasiteyle dolsaydı, ölenlerin yarısı daha kurtarılabilirdi. Ancak çoğu filika yarı boş halde denize indirilmiştir.
- 14 yıl önce yazılan "The Wreck of the Titan" adlı romanda, Titan isimli devasa bir geminin bir buzdağına çarparak batması anlatılmıştır. Kitap ile gerçek olay arasındaki benzerlikler ürkütücüdür.
Bu olaydan sonra neler değişti?
Titanik faciası, denizcilik güvenliği konusunda RMS Titanik'in Batışı etkileri başlığı altında incelenebilecek köklü değişikliklere yol açtı. Facianın hemen ardından 1914 yılında Denizde Can Güvenliği Uluslararası Sözleşmesi (SOLAS) kabul edildi. Bu sözleşme ile gemilerde herkes için yeterli sayıda filika bulundurulması zorunlu hale getirildi. Ayrıca, gemilerin telsizlerinin 24 saat boyunca açık tutulması ve sürekli dinlenmesi kuralı getirildi; çünkü Titanik yardım çağrısı yaparken yakınındaki bazı gemilerin telsiz operatörleri uykudaydı. Ayrıca Kuzey Atlantik'teki buzdağlarını izlemek ve gemileri uyarmak amacıyla "Uluslararası Buz Devriyesi" kuruldu. Bu kurum günümüzde hala aktif olarak görev yapmaktadır. Titanik, binlerce cana mal olsa da, sonrasında alınan önlemlerle milyonlarca insanın hayatını kurtaran kuralların yazılmasını sağlamıştır.
